Rıdvan İDİZ
PSİKOLOG / PSİKOTERAPİST
Yüz yüze & Online Terapi
Kayapınar/DİYARBAKIR
Bireysel Terapi
Kaygı, stres, depresyon, öfke kontrol sorunları, ilişki problemleri, travmalar, kendini tanıma ve geliştirme ihtiyacı, yaşamda anlam arayışı, özsaygı eksikliği veya zorlayıcı hayat değişiklikleri gibi çeşitli nedenlerle bireysel terapiye başvurabilirsiniz.
Bireysel terapiye başvurmak için mutlaka belirgin bir tanı almış olmanız gerekmez. Hayatınızda bir şeylerin yolunda gitmediğini düşündüğünüz veya hissettiğiniz her durumda, hatta sorunun ne olduğunu tam olarak tarif edemeseniz bile destek almak için adım atabilirsiniz. Terapi, sadece sorunları çözmek için değil; kendinizi daha iyi anlamak, duygularınızı keşfetmek ve yaşamınızı daha sağlıklı yönetmek için de başvurabileceğiniz güvenli bir alandır.
Aile ve Çift Terapisi
İletişim sorunları, sürekli çatışmalar, güven kaybı, duygusal uzaklık, aldatma, evlilik sürecine hazırlık, boşanma süreci, ebeveynlik rolleri, çocuklarla ilgili anlaşmazlıklar ya da ilişkide anlam arayışı gibi pek çok farklı sebeple aile veya çift terapisine başvurabilirsiniz.
Bu sürece dahil olmak için mutlaka büyük bir kriz yaşıyor olmanız gerekmez. Bazen sadece “bir şeylerin eksik ya da yolunda olmadığını” hissetmek bile yeterli bir sebeptir. Sorunun tam olarak ne olduğunu tanımlayamıyor olsanız dahi, terapi; ilişkinizi anlamlandırmak, duygu ve ihtiyaçlarınızı fark etmek ve birlikte sağlıklı bir iletişim zemini kurmak için güçlü bir destektir.
EMDR Terapisi
EMDR Terapisi, özellikle travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) başta olmak üzere; kaygı, fobi, özgüven eksikliği, kronik stres ve geçmiş olumsuz deneyimlerin etkilerini azaltmak amacıyla kullanılan bilimsel temelli bir psikoterapi yöntemidir.
Danışanın rahatsız edici anılarını işlerken çift yönlü uyarım (genellikle göz hareketleri) kullanılır. Bu sayede beynin doğal iyileşme süreci harekete geçirilir ve kişinin geçmişte yaşadığı olumsuz deneyimlerin bugünkü yaşamını etkileme biçimi dönüştürülür.
EMDR, kısa sürede derin ve kalıcı sonuçlar verebilen etkili bir terapi yaklaşımıdır.
Hakkımda
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji bölümünden 2011 yılında mezun oldum. 14 yıllık meslek hayatım boyunca; çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik çok sayıda mesleki çalışma yürüttüm.
Psikanalitik Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Hipnoterapi, EMDR Terapisi, Cinsel Terapi, Aktarım Odaklı Terapi, Aile Danışmanlığı ve Aile & Çift Terapisi alanlarında eğitimlerimi tamamladım. Bunun yanı sıra, farklı terapi ekollerine ait birçok seminer, atölye çalışması ve grup süpervizyon sürecine katıldım. Hâlen psikanaliz temelli süpervizyon gruplarında aktif olarak yer almaya devam ediyorum.
Terapi sürecinde, bireyin iç dünyasını derinlemesine keşfetmesine ve ruhsallığında kalıcı bir dönüşüm yaşamasına olanak tanıyan Psikanalitik Terapi yaklaşımını temel almayı tercih ediyorum. Bu yöntem, özellikle kişinin yaşamında tekrar eden örüntüleri, bastırılmış duyguları ve bilinçdışı süreçleri anlamaya yönelik, uzun süreli ve derinlemesine bir çalışma biçimi sunar.
Bununla beraber; her bireyin ihtiyaçları, yaşam koşulları ve terapiye ayırabileceği zaman farklılık gösterebilir. Bu nedenle, daha kısa süreli ve hedef odaklı bir yaklaşım gerektiren durumlarda; EMDR Terapisiyle de çalışıyorum. EMDR, özellikle travmatik yaşantılar, yoğun kaygılar veya geçmişten gelen rahatsız edici anılarla baş etmede etkili, yapılandırılmış ve daha kısa süreli bir terapi yöntemidir.
ÇiftTerapisinde ise yine psikanalitik yönelimli bir yaklaşımla çalışıyorum. Bu yöntem;
çiftler arasındaki çatışmaları yalnızca yüzeydeki sorunlar üzerinden değil, her bireyin ilişkiye bilinçdışı olarak taşıdığı duygusal yükler, geçmiş deneyimler ve içsel dinamikler üzerinden anlamaya çalışan derinlemesine bir terapi yaklaşımıdır.
Bu terapi sürecinde, çiftin birbirine nasıl yaklaştığı, iletişim biçimleri, tekrarlayan çatışma döngüleri ve bu döngülerin altında yatan duygusal ihtiyaçlar keşfedilir. Amaç yalnızca sorunları çözmek değil; bireylerin kendilerini, birbirlerini ve ilişkide oynadıkları rolleri daha derin bir düzeyde fark etmelerine olanak tanımaktır.
Psikanalitik terapi, doğası gereği uzun süreli bir çalışma biçimidir. Bu yaklaşım, bireyin ya da çiftin iç dünyasını derinlemesine anlamayı, geçmiş yaşantılarla bugün arasındaki bağları keşfetmeyi ve ruhsal yapıda kalıcı bir dönüşüm sağlamayı hedefler.
Bu nedenle terapi sürecinin ne kadar süreceği, önceden kesin olarak belirlenemez. Her bireyin ya da çiftin ihtiyaç duyduğu tempo, derinlik ve değişim süreci farklıdır.
Terapi, kişinin ya da ilişkinin ihtiyacı olduğu sürece devam edebilir. Bu süreç zaman içinde birlikte değerlendirilir ve yönlendirilir.
Önemli olan, değişimin hızından çok, sürecin kişinin içsel gerçekliğine uygun, sağlam ve sürdürülebilir bir şekilde ilerlemesidir.
Son söz; insanların sıklıla endişe ettiği bir husus olarak gizlilik konusu !
Eğer terapiye başvurmak istiyor ancak “Görüşmeler sırasında paylaştıklarım gizli kalacak mı?” gibi bir kaygınız varsa, bilmelisiniz ki gizlilik, terapi sürecinin ilk ve vazgeçilemez en temel gerekliliğidir.